İNDİ KUR'AN SANA

İltifât ibrâz edip, ey mefhar-ı devrân sana

Nezdine davetle ikrâm eyledi Yezdân sana;

Hâk-i pây oldu efendim çarh-ı nûr-efşân sana,

Hâke indi gökten istikbâl için Kur’an sana.

Enbiyâ ervâhını gördü semâda rûz u şeb,

Rü’yet-i dîdârını etmekteler Hak’tan taleb;

Debdebeyle nûr-i kudsiyetle ey âlî-neseb,

Hâke indi gökden istikbâl için Kur’an sana.

Celb ü cezb etmiş de aşk-ı Zü’l-Celâl’i fıtratın,

Cezbedâr etmez mi sükkân-ı semâyı hasretin?

Oldu Allah’ın Kelâmı reh-nümâ-yı devletin,

Hâke indi gökten istikbâl için Kur’an sana.

Erdi mi’rac-ı şerîfin tâ harîm-i izzete,

Tâkatı yetmezdi Cibril’in bu rütbe rif’ate;

Nezd-i Zât-ı Kibriyâ’da bak şu makbûliyete,

Hâke indi gökden istikbal için Kur’an sana.

Arş u ferşi zâtına ihdâ için Rabb-i Ecel,

Kuvvet ü kudretle tezyîn eylemişti fi’l-ezel;

Vakt-i ihsanı gelince ey Nebiyy-i bî-bedel,

Hâke indi gökden istikbâl için Kur’an sana.

Makbule Leman (1865-1898)

Ana Menü

deneme_10.png

Kur'an Radyosu

There seems to be an error with the player !

Kur'an Ziyafeti